English Vocabulary of Animal Science and Agriculture

İngilizce - Türkçe Zootekni ve Tarım Terimleri Sözlüğü



clarification    • •    temizleme    

the centrifugation of milk to remove extraneous material including leukocytes, larger bacteria, cells from the cow's udder and dirt that may have entered the milking system

süt sistemindeki süte ineğin memesinden ve çevreden bulaşan lökositler, iri bakteriler gibi yabancı maddeleri santrifüj yöntemiyle çöktürerek temizleme


artificial vagina    • •    suni vajina    

a device designed to imitate the female sex organ

dişi cinsel organını taklit eden alet, suni tohumlama için erkekten döl eldesinde kullanılır



comfort zone    • •    termal konfor bölgesi    

the thermoneutral zone or temperature range in which animals maintain their body temperature within the thermal range without expending any extra energy.

hayvanların fazladan enerji harcamadan vücut ısısını optimum sınırlarda tutabildiği sıcaklık aralığı.


fisting    • •    yumrukla yüzmek    

removing the pelt from a carcass by using a fist to separate the pelt from the fell membrane

karkastan deriyi ayırmak için yumruk kullanma, yumruğu bastırarak yüzme


freshen    • •    buzağılama    

the process of a cow giving birth to a calf.

gebe bir ineğin doğum yaparak bir buzağı dünyaya getirmesi



abattoir    • •    mezbaha    

a facility where farm animals are harvested and processed into meat products

çiftllik hayvanlarının kesildiği ve et olarak işlenmek için hazırlandığı yer


essential amino acids    • •    esansiyel amino asitler    

amino acids required by animals but not synthesized by them

hayvanların ihtiyaç duyduğu ancak vücutlarında sentezleyemedikleri amino asitler


collagen    • •    kollajen    

main structural protein of vertebrate animals, occurring in all tissues

omurgalı hayvanların ana yapısal proteinlerinin genel adı


veal    • •    dana eti    

meat of calve

genç sığır eti, dana eti


fermentation    • •    mayalanma    

the chemical breakdown of a substance by bacteria, yeasts, or other microorganisms, usually involving effervescence

bir maddenin bakteri, maya veya diğer mikroorganizmalar tarafından kimyasal olarak parçalanması, genellikle köpürme de oluşur


concentrate    • •    kesif yem    

a high quality, low fiber feedstuff, including cereals and milling by-products.

tahıllar ve öğütme yan ürünleri de dahil olmak üzere yüksek kaliteli, düşük lifli yem


ruminate    • •    geviş getirmek    

chewing the cud

yutulmuş besinleri tekrar ağıza getirip çiğnemek


bale    • •    balya    

a bundle of compressed wool or hay, compacted for shipping and handling

nakliye ve taşıma için sıkıştırılmış yün veya saman demeti


chevon    • •    keçi eti    

the flesh of goats as food; goat meat

keçi eti, keçinin besin olarak kullanılan eti


rib    • •    kaburga    

each of a series of slender curved bones articulated in pairs to the spine (twelve pairs in humans), protecting the thoracic cavity and its organs

önde göğüs kemiğiyle, arkada omurga kemikleriyle eklemleşerek göğüs boşluğunu çevreleyen ince kıvrık kemikler dizisinin her biri


fetus    • •    fetüs, cenin, dölüt    

an unborn offspring of a mamma

gebe bir memeli hayvanın rahminde gelişmekte olan henüz doğmamış yavru.



fatty acids    • •    yağ asitleri    

a carboxylic acid consisting of a hydrocarbon chain and a terminal carboxyl group, especially any of those occurring as esters in fats and oils

bir hidrokarbon zincirinden ve bir terminal karboksil grubundan oluşan bir karboksilik asit, özellikle yağlar ve yağlar içinde esterler halinde bulunur, yağ asiti


pregnancy    • •    gebelik    

the process of carrying or being carried in the womb between conception and birth

memelilerde çiftleşme sonrası döllenme ile doğum arasındaki dönem


churning    • •    çalkalamak    

agitate milk or cream in a machine in order to produce butter

süt veya kremadan tereyağı üretmek için çalkalama işlemi


apiculture    • •    arıcılık bilimi    

the science and art of raising honey bees

bal arısı yetiştiriciliği bilimi ve sanatı


androgen    • •    androjen    

a male sex hormone, such as testosterone.

erkek eşey hormonu.


lamb    • •    kuzu    

a baby sheep

koyun yavrusu



actomyosin    • •    aktomiyozin    

a complex of actin and myosin of which the contractile protein filaments of muscle tissue are composed

kas dokusunda kasılma işlevini gören yapıyı oluşturan kontraktil protein kompleksi


bedding    • •    altlık    

material scattered on the floor of a poultry house or barn to absorb moisture and manure

hayvanların kaldığı yerin altına serilmiş, nemi ve dışkıyı emmeye yarayan materyal


elastin    • •    elastin    

rubberlike connective tissue protein noted for its elasticity and extreme insolubility

esnekliği ve çözünmeye karşı aşırı direnci ile bilinen bağ dokusu proteini