English Vocabulary of Animal Science and Agriculture

İngilizce - Türkçe Zootekni ve Tarım Terimleri Sözlüğü



actomyosin    • •    aktomiyozin    

a complex of actin and myosin of which the contractile protein filaments of muscle tissue are composed

kas dokusunda kasılma işlevini gören yapıyı oluşturan kontraktil protein kompleksi


feeder cattle    • •    kesime hazır sığır    

cattle, ready to be finished for market, weighing 250-300 kilograms or heavier

250-300 kg veya daha ağır, kesime hazır büyüklüğe ulaşmış sığır


cervical vertebrae    • •    boyun omurları    

neck bones

boynu oluşturan omur kemikleri


ketonemia    • •    ketozis    

a condition characterized by raised levels of ketone bodies in the body

karbonhidrat metabolizmasının bozukluğuna bağlı olarak ortaya çıkan, genellikle subakut ve kronik seyirli bir hastalıktır


colt    • •    sıpa, tay    

a young, uncastrated male horse, in particular one less than four years old.

eşek yavrusu, at yavrusu



flesh    • •    et    

the soft substance consisting of muscle and fat that is found between the skin and bones of an animal

hayvanın derisi ile kemikleri arasında bulunan kas ve yağdan oluşan yumuşak madde, et



beewax    • •    balmumu    

a mixture consisting of the palmitate of myricyl alcohol and other higher esters, free cerotic acid, and hydrocarbons

mirisil alkol ve diğer yüksek esterler, serbest serotik asitten ve hidrokarbonlardan oluşan bir karışım, bal mumu


cattle    • •    sığır    

large ruminant animals with horns and cloven hoofs, domesticated for meat or milk. cows.

büyük, boynuzlu, süt ve et verimi amacıyla, bazen de yük amaçlı yetiştirilen geviş getiren grubundaki hayvan türü



agrobiodiversity    • •    tarımsal çeşitlilik    

agrobiodiversity is the result of natural selection processes and the careful selection and inventive developments of farmers, herders and fishers over millennia

gerek insan eliyle, çiftçilerin, çobanların ve balıkçıların faaliyetleriyle, gerek doğal yollarla binlerce yılda oluşan bir seleksiyon sonucu ortaya çıkan çıkan biyoçeşitlilik


pelt    • •    post    

the skin of an animal with the fur, wool, or hair still on it

kürkü, tüyleri veya kılları üzerinde olan hayvan derisi, post


cleavage    • •    bölünme, yarılma    

division of cell

hücrenin bölünmesi



beak    • •    gaga    

the hard protruding mouth part of a bird consisting of an uper and a lower part

bir kuşun alt ve üst sert çıkıntılardan oluşan ağız kısmı



cereal    • •    tahıl    

a grain used for food, such as wheat, oats, or corn

buğday, yulaf veya mısır gibi daneleri yiyecek için kullanılan bitkiler



quail    • •    bıldırcın    

a small, migratory, gallinaceous game bird

tavukgillerden küçük, göçmen bir kuş


afterbirth    • •    plasenta, eş    

the placenta and fetal membranes discharged from the uterus after the birth

doğumdan sonra rahimden atılan plasenta ve fötal membranlar


dark cutter    • •    yağsız koyu et    

beef with lean tissue that is dark in color. it is the result of long term stress that has reduced the glycogen content in muscle prior to slaughter, The muscle pH of a dark cutter is generally high (approx. 6.5) which results in higher water-holding capacity and more light absorbency than normal thus causing a dark lean color.

yağsız koyu renkli et. kastaki glikojen oranını düşüren stres gibi faktörlerin etkisiyle daha çok ortaya çıkar


carcass    • •    karkas    

the trunk of an animal such as a cow, sheep, or pig, for cutting up as meat.

eti için kesilen hayvanın temizlendikten sonra et ve kemikleri kapsayan bütün vücudu



enzyme    • •    enzim    

proteins that start a chemical reaction

kimyasal reaksiyonları başlatan proteinler



dehairing machine    • •    yolum makinesi, yolma makinesi    

a machine with rotating rubber paddles that removes the hair or feather from a carcass

döner kauçuk kollarıyla tavuğun tüylerini yolarak temizleyen makine



ration    • •    rasyon, tayın    

a daily food formula for farm animals

çiftlik hayvanları için bir günlük yiyecek formülasyonu


fibula    • •    baldır kemiği    

the outer and usually smaller of the two bones between the knee and the ankle

diz ve ayak bileği arasında kalan iki kemikten küçük olanı (genellikle)


buck    • •    teke    

a male goat

erkek keçi


conduction    • •    kondüksiyon    

the direct movement or transfer of heat from warmer to cooler objects that are in contact with each other

sıcak ve soğuk nesneler arasında ısı enerjisinin temas yoluyla iletilmesi


body condition score    • •    vücut kondüsyon skoru    

a value from 1-5 (thin to fat) used to estimate condition of an animal

bir hayvanın kondüsyonunu tahmin etmek için kullanılan 1-5 arasındaki bir puan


abattoir    • •    mezbaha    

a facility where farm animals are harvested and processed into meat products

çiftllik hayvanlarının kesildiği ve et olarak işlenmek için hazırlandığı yer