English Vocabulary of Animal Science and Agriculture

İngilizce - Türkçe Zootekni ve Tarım Terimleri Sözlüğü



steer    • •    öküz    

a male cattle that has had its sex organs removed and it used mainly for meet

kastre edilmiş, kısır erkek sığır


egg    • •    yumurta    

an oval or round object laid by a female bird, reptile, fish, or invertebrate, usually containing a developing embryo.

kuşlar, balıklar ve sürüngenlerin dişilerinin çıkardığı, içinde embriyo barındıran ve üremeyi sağlayan oval cisim



bull    • •    boğa    

a male cattle that can be used for breeder

kastre edilmemiş, damızlıkta kullanılabilecek erkek sığır



radius    • •    önkol kemiği    

the thicker and shorter of the two bones in the forearm

ön koldaki iki kemikten ince ve kısa olanı


bunny    • •    tavşan yavrusu    

young rabbit

tavşan yavrusu



ankle    • •    ayak bileği    

the joint connecting the foot with the leg

ayağın bacakla birleştiği bölge, buradaki eklem


contraction    • •    kasılma, kontraksiyon    

the process of shortening a muscle fiber

kas liflerinin kısalması


antioxidant    • •    antioksidan    

a substance that inhibits oxidation, especially one used to counteract the deterioration of stored food products.

gıda korumada da kullanılan ve oksidasyonu azaltan veya durduran kimyasal ajanlar


antibiotic    • •    antibiyotik    

a medicine (such as penicillin or its derivatives) that inhibits the growth of or destroys microorganisms.

penisilin ve benzeri ilaçlar. bakteri benzeri mikroorganizmaları öldürmek veya üremelerini durdurmak için kullanılan etken madde grubu


rabbit    • •    tavşan    

a burrowing, gregarious, plant-eating mammal with long ears, long hind legs, and a short tail

otçul, uzun kulaklı, kısa kuyruklu, uzun arka ayakları olan ve sıçrayarak ilerleyen bir hayvan



tibia    • •    kaval kemiği    

the inner and typically larger of the two bones between the knee and the ankle, parallel with the fibula

diz ve ayak bileği arasındaki paralel iki kemiğin içte kalan ve tipik olarak daha büyük olanı


churning    • •    çalkalamak    

agitate milk or cream in a machine in order to produce butter

süt veya kremadan tereyağı üretmek için çalkalama işlemi


actin    • •    aktin    

a protein that forms (together with myosin) the contractile filaments of muscle cells, and is also involved in motion in other types of cells.

kas hücrelerinin kontraktil filamentlerini oluşturan (miyozin ile birlikte) bir proteindir.


break joint    • •    epifizyel kıkırdak    

The epiphyseal cartilage at the distal end of metacarpal bones is used to classify carcasses as lamb.

Metakarp kemiklerinin distal ucundaki epifizyel kıkırdak, karkasların kuzu olarak sınıflandırılması için kullanılır.


duck    • •    ördek    

a waterbird with a broad blunt bill, short legs, webbed feet, and a waddling gait

kısa perde ayaklı evcil bir su kuşu türü



filly    • •    kısrak    

a young female horse

genç dişi at


roughage    • •    kaba yem    

bulky food such as grass or hay for horses and cattle; fodder

at ve sığır gibi hayvanlar için kaba yem olarak kullanılan yemler



anthelmintic    • •    parazit öldürücü    

a substance capable of destroying oreliminating parasitic worms, especially human intestinal helminths

parazitik kurtları, özellikle bağırsak parazitlerini öldürmeyi sağlayan kimyasal maddeler


anoestrus    • •    östrus dışı dönem    

(of a female mammal) the interval of sexual inactivity between two periods of heat or rut.

bir dişi memelinin, iki kızgınlık dönemi arasında kalan sakinlik devresi


average daily gain (ADG)    • •    ortalama günlük kazanç    

ADG is the amount of body weight change of an animal per day

hayvanın canlı ağırlığında meydana gelen günlük artış


fatty acids    • •    yağ asitleri    

a carboxylic acid consisting of a hydrocarbon chain and a terminal carboxyl group, especially any of those occurring as esters in fats and oils

bir hidrokarbon zincirinden ve bir terminal karboksil grubundan oluşan bir karboksilik asit, özellikle yağlar ve yağlar içinde esterler halinde bulunur, yağ asiti


debraining    • •    hissizleştirme    

a process of rendering poultry senseless at the time of slaughter

kanatlı kesiminde, boğazın kesilmesinden hemen sonra ağızdan bıçakla girilerek beynin vücutla irtibatının kesilmesi


rooster    • •    horoz    

a male chicken

tavuk cinsinin erkeği



antimicrobial    • •    antimikrobiyal    

germicide, disinfectant

mikroorganizma öldürücü


egg cell    • •    yumurta hücresi    

a mature female reproductive cell, especially of a human or other animal, that can divide to give rise to an embryo usually only after fertilization by a male cell

üreme kabiliyetine sahip dişi memelilerin üreme hücresi, döllendikten sonra zigot oluşturur