English Vocabulary of Animal Science and Agriculture

İngilizce - Türkçe Zootekni ve Tarım Terimleri Sözlüğü



acetonemia    • •    ketozis    

a condition characterized by raised levels of ketone bodies in the body

karbonhidrat metabolizmasının bozukluğuna bağlı olarak ortaya çıkan, genellikle subakut ve kronik seyirli bir hastalıktır


allele    • •    allel    

one of two or more alternative forms of a gene that arise by mutation and are found at the same place on a chromosome

bir kromozomun aynı lokusunda bulunan ve birbirinin alternatifi olan gen çifti


amino acid    • •    amino asit    

a simple organic compound containing both a carboxyl (—COOH) and an amino (—NH2 ) group

proteinlerin en alt bileşeni olan moleküllerin genel adı, bir karboksil ve bir amino grubu içerir


anomaly, abnormality    • •    anomali    

a deviation from the common rule, type, arrangement, or form

genel kural, durum veya biçimden sapma, anormal olma durumu


ascorbate    • •    askorbat    

a salt, ester, or the anion of ascorbic acid.

askorbik asitin tuzları, anyonları veya esterlerinin genel adı


asexual reproduction    • •    eşeysiz üreme    

a mode of reproduction by which offspring arise from a single organism, and inherit the genes of that parent only

tek bir organizmadan soyun devam ettiği ve yavru(lar)ın tüm genlerini bu bireyden aldığı üreme biçimi,


bacon    • •    domuz pastırması    

the back and sides of the hog, salted and dried or smoked, usually sliced thin and fried for food.

domuz etinden hazırlanan, tuzlanmış ve kurutulmuş veya füme edilmiş, genellikle ince dilimlenmiş et ürünü


barley    • •    arpa    

a hardy cereal that has coarse bristles extending from the ears. It is widely cultivated, chiefly for use in brewing and stockfeed

dane kılıflarından uzanan sert kılçıkları olan, genellikle bira yapımında ve yem olarak kullanılan tahıl



bee    • •    arı    

an insect of a large group to which the honeybee belongs, including many solitary as well as social kinds

bal arısını da içeren, genellikle siyah-sarı karınlı uçucu bir böcek türü



beehive, bee hive    • •    arı kovanı    

a structure in which bees are kept, typically in the form of a dome or box

arıların barındı(rıl)dığı, genellikle kutu veya kubbe şeklinde olan yapı



carbohydrate    • •    karbonhidrat    

a biological molecule consisting of carbon, hydrogen and oxygen atoms, usually with a hydrogen–oxygen atom ratio of 2:1

genelde 2:1 hidrojen/oksijen oranı ile, karbon, oksijen ve hidrojenden oluşan biyolojik moleküllerin genel adı



chromosome    • •    kromozom    

a threadlike structure of nucleic acids and protein found in the nucleus of most living cells, carrying genetic information in the form of genes

canlı hücrelerin çekirdeğinde bulunan nükleik asitler ve histon proteinlerinden oluşan, genetik bilgiyi gen biçiminde taşıyan iplik benzeri yapı



clone    • •    kopya, klon    

an organism or cell produced asexually from one ancestor or stock

tek bir bireyden eşeysiz üreme yoluyla üretilmiş, genetik yapısı öncekinin tıpatıp aynısı olan canlı


collagen    • •    kollajen    

main structural protein of vertebrate animals, occurring in all tissues

omurgalı hayvanların ana yapısal proteinlerinin genel adı


condition    • •    kondüsyon    

refers to the amount of flesh (body weight), quality of hair coat, and general health of animals

hayvanın vücut ağırlığı, genel sağlık durumu ve kıl-yapağı kalitesi gibi özelliklerin ifadesi


connective tissue    • •    bağ doku    

issue that connects, supports, binds, or separates other tissues or organs, typically having relatively few cells embedded in an amorphous matrix, often with collagen or other fibers, and including cartilaginous, fatty, and elastic tissues

genellikle kollajen veya diğer elyaflar ile nispeten az sayıda hücre yerleştirilmiş olan, diğer dokuları veya organları birbirine bağlayan, destekleyen, bağlayan veya ayıran, kıkırdaklı, yağlı ve elastik dokuları içeren doku türü



cracked eggs    • •    kırık yumurta    

eggs that may have some imperfection in the shell and are used in further processing of egg products

kabuğunda kırık çatlak gibi kusurları bulunan ve genelde yumurta ürünlerinin üretiminde kullanılmak üzere ayrılan yumurta


dark cutter    • •    yağsız koyu et    

beef with lean tissue that is dark in color. it is the result of long term stress that has reduced the glycogen content in muscle prior to slaughter, The muscle pH of a dark cutter is generally high (approx. 6.5) which results in higher water-holding capacity and more light absorbency than normal thus causing a dark lean color.

yağsız koyu renkli et. kastaki glikojen oranını düşüren stres gibi faktörlerin etkisiyle daha çok ortaya çıkar


dark cutter    • •    yağsız koyu et    

beef with lean tissue that is dark in color. it is the result of long term stress that has reduced the glycogen content in muscle prior to slaughter, The muscle pH of a dark cutter is generally high (approx. 6.5) which results in higher water-holding capacity and more light absorbency than normal thus causing a dark lean color.

yağsız koyu renkli et. kastaki glikojen oranını düşüren stres gibi faktörlerin etkisiyle daha çok ortaya çıkar


embryogenesis    • •    embryogenesis    

the formation and development of an embryo

embriyonun oluşumu ve gelişimi


fermentation    • •    mayalanma    

the chemical breakdown of a substance by bacteria, yeasts, or other microorganisms, usually involving effervescence

bir maddenin bakteri, maya veya diğer mikroorganizmalar tarafından kimyasal olarak parçalanması, genellikle köpürme de oluşur


fibula    • •    baldır kemiği    

the outer and usually smaller of the two bones between the knee and the ankle

diz ve ayak bileği arasında kalan iki kemikten küçük olanı (genellikle)


fry    • •    balık yavrusu    

newly hatched fish larva still with its yolk sac attached.

yumurtadan yeni çıkmış balık yavrusu, genellikle yumurta kesesi hâlâ üzerindedir


gene    • •    gen    

the particular nucleotide sequence of a chromosome segment which influences development of a specific characteristic

kromozom üzerinde özel bir karakteri barındıran nükleotid dizisi


genotype    • •    genotip    

the specific genetic material on the chromosomes of an individual.

bir bireyin kromozomlarındaki genetik materyalin tamamı