English Vocabulary of Animal Science and Agriculture

İngilizce - Türkçe Zootekni ve Tarım Terimleri Sözlüğü



cluck    • •    gıdaklama    

the characteristic short, guttural sound made by a hen

tavuğa has karakteristik kısa, gırtlak sesi, gıdak.


acetylcholine    • •    asetilkolin    

a compound that occurs throughout the nervous system, in which it functions as a neurotransmitter

sinir sisteminde nörotransmitter olarak işlev gören bir bileşik


fell membrane    • •    iç deri    

the inner layer of skin left on a lamb carcass after the pelt has been removed.

post çıkarıldıktan sonra kalan derinin iç tabakası


genotype    • •    genotip    

the specific genetic material on the chromosomes of an individual.

bir bireyin kromozomlarındaki genetik materyalin tamamı


anaerobic    • •    anaerobik, oksijensiz    

(of an organism or tissue) living in the absence of air or free oxygen

bir organizma veya dokunun havada serbest oksijen olmaması durumunda yaşaması


basal metabolism    • •    bazal metabolizma    

the amount of energy required to maintain the body of an individual in a resting state

bir canlının vücudu dinlenme durumundayken gereken enerji miktarı


elastin    • •    elastin    

rubberlike connective tissue protein noted for its elasticity and extreme insolubility

esnekliği ve çözünmeye karşı aşırı direnci ile bilinen bağ dokusu proteini


food-borne infection    • •    gıda kaynaklı enfeksiyon    

consumption of a food that is contaminated with viable organisms capable of colonizing the host's gastrointestinal tract or being transported across the intestinal lining

gıdayla birlikte alınan patojen mikroorganizmaların etkisiyle bağırsaklarda oluşan enfeksiyon, Salmonella, Campylobacter, Clostridium gibi türler yaygın olarak etkilidir


flock    • •    sürü, kuş sürüsü    

a number of birds of one kind feeding, resting, or traveling together

kanatlı hayvan sürüsü, tavuk sürüsü



bale    • •    balya    

a bundle of compressed wool or hay, compacted for shipping and handling

nakliye ve taşıma için sıkıştırılmış yün veya saman demeti


body condition score    • •    vücut kondüsyon skoru    

a value from 1-5 (thin to fat) used to estimate condition of an animal

bir hayvanın kondüsyonunu tahmin etmek için kullanılan 1-5 arasındaki bir puan


colt    • •    sıpa, tay    

a young, uncastrated male horse, in particular one less than four years old.

eşek yavrusu, at yavrusu



cardiac    • •    kardiyak    

of or relating to the heart.

kalbe ait, kalple ilgili


apoptosis    • •    apoptoz    

the death of cells that occurs as a normal and controlled part of an organism's growth or development

bir organizmanın büyümesi veya gelişmesinin normal ve kontrollü bir parçası olarak ortaya çıkan hücre ölümü


ovary    • •    yumurtalık    

a female reproductive organ in which ova or eggs are produced, present in humans and other vertebrates as a pair.

dişi memelilerde üreme hücresi olan yumurtanın üretildiği organ



artery    • •    atardamar    

any of the muscular-walled tubes forming part of the circulation system by which blood (mainly that which has been oxygenated) is conveyed from the heart to all parts of the body

kalpten pompalanan oksijence zengin taze kanı vücudun tüm bölümlerine ulaştıran kas duvarlı damarlar


breeder    • •    damızlık hayvan    

a male or female kept for reproduction.

sürüde yeni hayvan üretimi için damızlık olarak ayrılmış erkek ya da dişi hayvanlar


fat thickness    • •    yağ kalınlığı    

refers to the thickness of subcutaneous fat

hayvanlarda cilt altı yağ kalınlığını ifade eder


testicles    • •    testisler    

either of the two oval organs that produce sperm in male mammals, enclosed in the scrotum.

erkek memelilerde sperma üretimini yapan iki testisin çoğul adı


tibia    • •    kaval kemiği    

the inner and typically larger of the two bones between the knee and the ankle, parallel with the fibula

diz ve ayak bileği arasındaki paralel iki kemiğin içte kalan ve tipik olarak daha büyük olanı


avian    • •    kanatlı    

relating to birds.

kuşlarla ilgili, kanatlı hayvanlarla ilgili


allele    • •    allel    

one of two or more alternative forms of a gene that arise by mutation and are found at the same place on a chromosome

bir kromozomun aynı lokusunda bulunan ve birbirinin alternatifi olan gen çifti


neigh    • •    kişneme    

a characteristic high-pitched sound uttered by a horse

atların çıkardığı ses


gelation    • •    jelleşme    

the process of forming a protein matrix that will entrap water.

proteinin pelteleşmesi, jel kıvamına gelme


epimyhium    • •    epimizyum    

a sheath of fibrous elastic tissue surrounding a muscle

kasları saran fibröz elastik doku