English Vocabulary of Animal Science and Agriculture

İngilizce - Türkçe Zootekni ve Tarım Terimleri Sözlüğü



disinfectant    • •    dezenfektan    

compound that kills or inhibits bacterial growth, particularly applied to agents that are used on inanimate objects

cansız nesneler üzerine uygulanan ve bakteri gelişimini durduran veya bakterileri öldüren bileşik


fore shank    • •    önkol    

the portion of the front leg of the animal containing the radius and ulna.

hayvanın radius ve ulna kemiklerini içeren ön kol bölümü


wheat    • •    buğday    

a cereal plant that is the most important kind grown in temperate countries, the grain of which is ground to make flour for bread, pasta, pastry, etc..

ılıman ülkelerde yetiştirilen en önemli tahıl türü. ekmek, makarna, pasta vb. için un yapmak amacıyla öğütülür



bacteria    • •    bakteri    

a member of a large group of unicellular microorganisms that have cell walls but lack organelles and an organized nucleus, including some that can cause disease.

tek hücreli canlılar grubunun geniş bir ailesi. hücre duvarı olan, bazı türleri hastalık yapan ve organize bir çekirdeği bulunan tek hücreli mikroorganizmalar.


quail    • •    bıldırcın    

a small, migratory, gallinaceous game bird

tavukgillerden küçük, göçmen bir kuş


bull    • •    boğa    

a male cattle that can be used for breeder

kastre edilmemiş, damızlıkta kullanılabilecek erkek sığır



steer    • •    öküz    

a male cattle that has had its sex organs removed and it used mainly for meet

kastre edilmiş, kısır erkek sığır


connective tissue    • •    bağ doku    

issue that connects, supports, binds, or separates other tissues or organs, typically having relatively few cells embedded in an amorphous matrix, often with collagen or other fibers, and including cartilaginous, fatty, and elastic tissues

genellikle kollajen veya diğer elyaflar ile nispeten az sayıda hücre yerleştirilmiş olan, diğer dokuları veya organları birbirine bağlayan, destekleyen, bağlayan veya ayıran, kıkırdaklı, yağlı ve elastik dokuları içeren doku türü



ketonemia    • •    ketozis    

a condition characterized by raised levels of ketone bodies in the body

karbonhidrat metabolizmasının bozukluğuna bağlı olarak ortaya çıkan, genellikle subakut ve kronik seyirli bir hastalıktır


turkey    • •    hindi    

a large mainly domesticated game bird native to North America, having a bald head and (in the male) red wattles. It is prized as food, especially on festive occasions such as Thanksgiving and Christmas

başı kel, anavatanı Amerika olan iri bir kanatlı hayvan türü



fibula    • •    baldır kemiği    

the outer and usually smaller of the two bones between the knee and the ankle

diz ve ayak bileği arasında kalan iki kemikten küçük olanı (genellikle)


barrow    • •    hadım domuz    

a castrated boar

kastre edilmiş erkek domuz


egg    • •    yumurta    

an oval or round object laid by a female bird, reptile, fish, or invertebrate, usually containing a developing embryo.

kuşlar, balıklar ve sürüngenlerin dişilerinin çıkardığı, içinde embriyo barındıran ve üremeyi sağlayan oval cisim



feeder cattle    • •    kesime hazır sığır    

cattle, ready to be finished for market, weighing 250-300 kilograms or heavier

250-300 kg veya daha ağır, kesime hazır büyüklüğe ulaşmış sığır


duck    • •    ördek    

a waterbird with a broad blunt bill, short legs, webbed feet, and a waddling gait

kısa perde ayaklı evcil bir su kuşu türü



antiseptic    • •    antiseptik    

preventing the growth of disease-causing microorganisms.

hastalık yapan mikroorganizmaların gelişimini önleyen madde, dezenfektan


agribusiness    • •    tarım ticareti    

agriculture conducted on commercial principles, especially using advanced technology

özellikle ileri teknoloji kullanılarak yapılan ve ticari prensipler üzerine kurulu ticari tarım işi


food processo    • •    gıda işletmecisi    

a person or company that slaughters and/or processes agricultural commodities for retail use.


hamster    • •    hamster    

a solitary burrowing rodent with a short tail and large cheek pouches for carrying food, native to Europe and northern Asia

Avrupa ve Kuzey Asya'ya özgü, yanaklarında büyük yiyecek torbaları olan kemirgen bir hayvan



fat thickness    • •    yağ kalınlığı    

refers to the thickness of subcutaneous fat

hayvanlarda cilt altı yağ kalınlığını ifade eder


fell membrane    • •    iç deri    

the inner layer of skin left on a lamb carcass after the pelt has been removed.

post çıkarıldıktan sonra kalan derinin iç tabakası


pony    • •    midilli atı    

a horse of a small breed

küçük cüsseli bir at ırkı



egg cell    • •    yumurta hücresi    

a mature female reproductive cell, especially of a human or other animal, that can divide to give rise to an embryo usually only after fertilization by a male cell

üreme kabiliyetine sahip dişi memelilerin üreme hücresi, döllendikten sonra zigot oluşturur


atrophy    • •    atrofi    

the process of atrophying or state of having atrophied.

körelme, dumur.


coagulation    • •    pıhtılaşma    

the action or process of a liquid, especially blood, changing to a solid or semi-solid state

bir sıvının, özellikle kanın yarı katı veya katı duruma geçmesi