English Vocabulary of Animal Science and Agriculture

İngilizce - Türkçe Zootekni ve Tarım Terimleri Sözlüğü



curing    • •    salamura, tuzlama    

adding salt to meat for the purpose of preservation

eti koruma amacıyla tuzlayarak saklamak


colt    • •    sıpa, tay    

a young, uncastrated male horse, in particular one less than four years old.

eşek yavrusu, at yavrusu



appendicular skeleton    • •    apendiküler iskelet    

The bones of the limbs, including the bones of the pectoral and pelvic girdles.

Pektoral ve pelvik kemikler de dahil, uzuv iskeletleri. Ekstremite kemikleri.


conceptus    • •    genç embriyo    

the embryo in the uterus, especially during the early stages of pregnancy

gebeliğin ilk evresinde (döllenmeden sonra) rahime henüz ulaşmış embriyo


abscess    • •    abse    

localized collection of pus in a cavity formed by disintegration of tissues

dokuların arasında dokuların bozulmasıyla oluşan iltihabi yapı


coccidiosis    • •    koksidiyoz    

a parasitic infection that causes bloody diarrhea and sudden death in animals

hayvanlarda kanlı ishal ve ölüme yol açan paraziter bir hastalık


nanny    • •    dişi keçi, keçi    

a female goat

dişi keçi


hamster    • •    hamster    

a solitary burrowing rodent with a short tail and large cheek pouches for carrying food, native to Europe and northern Asia

Avrupa ve Kuzey Asya'ya özgü, yanaklarında büyük yiyecek torbaları olan kemirgen bir hayvan



rabbit    • •    tavşan    

a burrowing, gregarious, plant-eating mammal with long ears, long hind legs, and a short tail

otçul, uzun kulaklı, kısa kuyruklu, uzun arka ayakları olan ve sıçrayarak ilerleyen bir hayvan



acclimatization    • •    iklime alıştırma    

the process in which an individual organism adjusts to a change in its environment

bir organizmanın çevresel değişikliklere alış(tırıl)ması


acetonemia    • •    ketozis    

a condition characterized by raised levels of ketone bodies in the body

karbonhidrat metabolizmasının bozukluğuna bağlı olarak ortaya çıkan, genellikle subakut ve kronik seyirli bir hastalıktır


avian    • •    kanatlı    

relating to birds.

kuşlarla ilgili, kanatlı hayvanlarla ilgili


actomyosin    • •    aktomiyozin    

a complex of actin and myosin of which the contractile protein filaments of muscle tissue are composed

kas dokusunda kasılma işlevini gören yapıyı oluşturan kontraktil protein kompleksi


foal    • •    tay    

a baby horse

at yavrusu, tay, sıpa



pork    • •    domuz eti    

meat of pig

domuz eti


breeding    • •    hayvan ıslahı    

the mating and production of offspring by animals.

hayvanların kontrollü olarak çiftleştirilip üretilmesiyle belirli karakterlerin belirgin hale getirilmesi


mitosis    • •    karyokinez, mitoz    

a type of cell division that results in two daughter cells each having the same number and kind of chromosomes as the parent nucleus, typical of ordinary tissue growth

çok hücreli canlılarda hücre çekirdeğinin parçalanarak iki uçta toplanması ve yeni birer çekirdek oluştuktan sonra hücrenin ortadan ikiye bölünmesi, böylece iki yeni hücrenin ortaya çıkması



bee venom    • •    arı zehiri    

poisonous matter secreted by honeybees, used chiefly in defense and communicated by stinging; the poison is secreted by special glands attached to the stinger of the bee

bal arıları tarafından salgılanan ve esas olarak savunmada kullanılan ve iğne yoluyla iletilen zehirli madde; zehir, arı iğnesine bağlı özel bezler tarafından salgılanır


duck    • •    ördek    

a waterbird with a broad blunt bill, short legs, webbed feet, and a waddling gait

kısa perde ayaklı evcil bir su kuşu türü



ox    • •    öküz    

castrated male cattle

kastre edilmiş erkek sığır


condensed milk    • •    yoğunlaştırılmış süt    

canned milk that has been thickened by evaporation and sweetened

suyu azaltılarak yoğunlaştırılmış süt, şeker ilâve edilerek kutulanabilir



breed    • •    beslemek, üretmek (hayvan)    

cause (an animal) to produce offspring, typically in a controlled and organized way

tarımsal amaçlı hayvan besleme, üretme


aquaculture    • •    su kültürü    

the rearing of aquatic animals or the cultivation of aquatic plants for food.

suda yaşayan hayvan ve bitkilerin yetiştirilmesi


bone    • •    kemik    

any of the pieces of hard, whitish tissue making up the skeleton in humans and other vertebrates.

Omurgalıların sert iskeletini oluşturan, beyaz görünümlü sert yapılı organ



kid    • •    oğlak    

a young goat

oğlak, keçi yavrusu