İngilizce - Türkçe Zootekni Terimleri Sözlüğü



endotherm    • •    endoterm    

animals that maintain stable body temperatures

vücut sıcaklığı sabit hayvanlar


enzyme    • •    enzim    

proteins that start a chemical reaction

kimyasal reaksiyonları başlatan proteinler



epimyhium    • •    epimizyum    

a sheath of fibrous elastic tissue surrounding a muscle

kasları saran fibröz elastik doku


essential amino acids    • •    esansiyel amino asitler    

amino acids required by animals but not synthesized by them

hayvanların ihtiyaç duyduğu ancak vücutlarında sentezleyemedikleri amino asitler


estrus    • •    kızgınlık    

a recurring period of sexual receptivity and fertility in many female mammals

dişi memelilerde üreme amacıyla kızgınlık ve döllenmeye hazır olma durumu, kızışma, kızgınlık, östrus


ewe    • •    koyun    

a female sheep

koyun, dişi koyun


fallopian tube    • •    fallop tüpü    

(in a female mammal) either of a pair of tubes along which eggs travel from the ovaries to the uterus.

memelilerde, yumurtanın yumurtalıklardan rahime ulaşmasını sağlayan ince kanal şeklinde yapı


fat thickness    • •    yağ kalınlığı    

refers to the thickness of subcutaneous fat

hayvanlarda cilt altı yağ kalınlığını ifade eder


fatty acids    • •    yağ asitleri    

a carboxylic acid consisting of a hydrocarbon chain and a terminal carboxyl group, especially any of those occurring as esters in fats and oils

bir hidrokarbon zincirinden ve bir terminal karboksil grubundan oluşan bir karboksilik asit, özellikle yağlar ve yağlar içinde esterler halinde bulunur, yağ asiti


feather    • •    kuş tüyü, kaz tüyü    

any of the flat appendages growing from a bird's skin and forming its plumage, consisting of a partly hollow horny shaft fringed with vanes of barbs

kuş cinsi hayvanların tüyü



feeder cattle    • •    kesime hazır sığır    

cattle, ready to be finished for market, weighing 250-300 kilograms or heavier

250-300 kg veya daha ağır, kesime hazır büyüklüğe ulaşmış sığır


fell membrane    • •    iç deri    

the inner layer of skin left on a lamb carcass after the pelt has been removed.

post çıkarıldıktan sonra kalan derinin iç tabakası


femur    • •    femur, uyluk kemiği    

the long bone in the hind leg that articulates with the pelvic bone and the tibia and fibula

arka bacaktaki uzun kemik. kalça kemiği ve baldır kemikleri (tibia ve fibula) arasında eklem yapar



fermentation    • •    mayalanma    

the chemical breakdown of a substance by bacteria, yeasts, or other microorganisms, usually involving effervescence

bir maddenin bakteri, maya veya diğer mikroorganizmalar tarafından kimyasal olarak parçalanması, genellikle köpürme de oluşur


fertility    • •    doğurganlık    

the quality of being fertile; productiveness

gebe kalma kabiliyeti, doğurganlık


fertilization    • •    dölleme    

the action or process of fertilizing an egg, female animal, or plant, involving the fusion of male and female gametes to form a zygote.

babadan gelen spermanın annedeki yumurta hücresiyle birleşerek zigot oluşturması, dölleme


fetus    • •    fetüs, cenin, dölüt    

an unborn offspring of a mamma

gebe bir memeli hayvanın rahminde gelişmekte olan henüz doğmamış yavru.



fibula    • •    baldır kemiği    

the outer and usually smaller of the two bones between the knee and the ankle

diz ve ayak bileği arasında kalan iki kemikten küçük olanı (genellikle)


filly    • •    kısrak    

a young female horse

genç dişi at


fingerling    • •    küçük balık    

a small young fish

küçük yavru balık


fisting    • •    yumrukla yüzmek    

removing the pelt from a carcass by using a fist to separate the pelt from the fell membrane

karkastan deriyi ayırmak için yumruk kullanma, yumruğu bastırarak yüzme


flank    • •    böğür    

the abdominal wall of an animal or carcass

bir hayvan veya karkasın karın duvarı


flesh    • •    et    

the soft substance consisting of muscle and fat that is found between the skin and bones of an animal

hayvanın derisi ile kemikleri arasında bulunan kas ve yağdan oluşan yumuşak madde, et



fleshing    • •    :::: ÇEVİRİ ÖNERİSİ BEKLENİYOR ::::    

the thickness of the muscling covering over the back, breast, drumstick, and thigh of a chicken carcass. considered in poultry grading.

tavuk gövdesinin arka, göğüs, sırt ve kalçasını örten kasların kalınlığı. tavukların derecelendirilmesinde dikkate alınır.


flock    • •    sürü, kuş sürüsü    

a number of birds of one kind feeding, resting, or traveling together

kanatlı hayvan sürüsü, tavuk sürüsü