English Vocabulary of Animal Science and Agriculture

İngilizce - Türkçe Zootekni ve Tarım Terimleri Sözlüğü



denaturation    • •    denatürasyon    

changes the native structure of a protein by either heats or acid.

proteinlerin doğal yapısının ısı veya asit gibi etkenlerle değişmesi - bozulması


average daily gain (ADG)    • •    ortalama günlük kazanç    

ADG is the amount of body weight change of an animal per day

hayvanın canlı ağırlığında meydana gelen günlük artış


fermentation    • •    mayalanma    

the chemical breakdown of a substance by bacteria, yeasts, or other microorganisms, usually involving effervescence

bir maddenin bakteri, maya veya diğer mikroorganizmalar tarafından kimyasal olarak parçalanması, genellikle köpürme de oluşur


artificial vagina    • •    suni vajina    

a device designed to imitate the female sex organ

dişi cinsel organını taklit eden alet, suni tohumlama için erkekten döl eldesinde kullanılır



fertility    • •    doğurganlık    

the quality of being fertile; productiveness

gebe kalma kabiliyeti, doğurganlık


beef    • •    sığır eti    

meat of cattle

sığır eti, biftek


clone    • •    kopya, klon    

an organism or cell produced asexually from one ancestor or stock

tek bir bireyden eşeysiz üreme yoluyla üretilmiş, genetik yapısı öncekinin tıpatıp aynısı olan canlı


cholesterol    • •    kolesterol    

a compound of the sterol type found in most body tissues, including the blood and the nerves

kan ve sinirler dahil olmak üzere birçok vücut dokusunda bulunan sterol türünün bir bileşimi



bee venom    • •    arı zehiri    

poisonous matter secreted by honeybees, used chiefly in defense and communicated by stinging; the poison is secreted by special glands attached to the stinger of the bee

bal arıları tarafından salgılanan ve esas olarak savunmada kullanılan ve iğne yoluyla iletilen zehirli madde; zehir, arı iğnesine bağlı özel bezler tarafından salgılanır


filly    • •    kısrak    

a young female horse

genç dişi at


barrow    • •    hadım domuz    

a castrated boar

kastre edilmiş erkek domuz


beard    • •    sakal    

the feathers bunched together under the beak or the jaw

gaga veya çene altında tüylerin toplanmasıyla oluşan yapı



collagen    • •    kollajen    

main structural protein of vertebrate animals, occurring in all tissues

omurgalı hayvanların ana yapısal proteinlerinin genel adı


allele    • •    allel    

one of two or more alternative forms of a gene that arise by mutation and are found at the same place on a chromosome

bir kromozomun aynı lokusunda bulunan ve birbirinin alternatifi olan gen çifti


cardiac    • •    kardiyak    

of or relating to the heart.

kalbe ait, kalple ilgili


broiler    • •    etlik piliç    

a type of chicken bred for meat production.

et verimi için beslenen tavuk ırkı



carbohydrate    • •    karbonhidrat    

a biological molecule consisting of carbon, hydrogen and oxygen atoms, usually with a hydrogen–oxygen atom ratio of 2:1

genelde 2:1 hidrojen/oksijen oranı ile, karbon, oksijen ve hidrojenden oluşan biyolojik moleküllerin genel adı



actin    • •    aktin    

a protein that forms (together with myosin) the contractile filaments of muscle cells, and is also involved in motion in other types of cells.

kas hücrelerinin kontraktil filamentlerini oluşturan (miyozin ile birlikte) bir proteindir.


antigen    • •    antijen    

a toxin or other foreign substance that induces an immune response in the body, especially the production of antibodies.

vücutta bağışıklık tepkisi oluşturan ve antikor sağlanmasını tetikleyen toksik veya diğer yabancı kaynaklı moleküller


calving    • •    buzağılama    

the process of a cow giving birth to a calf.

gebe bir ineğin doğum yaparak bir buzağı dünyaya getirmesi



accelerated lambing    • •    hızlandırılmış kuzulama    

the management schedule in which individual ewes lamb more than once per year. 

koyunların yılda birden fazla kuzulatılması için yapılan düzenlemeler


reticulum    • •    retikulum, börkenek    

the second stomach of a ruminant, having a honeycomblike structure, receiving food from the rumen and passing it to the omasum

ruminantlarda ikinci mide, bal peteği görünümlü iç yüzeyi vardır. işkembeden sonra besinler buraya geçer.


connective tissue    • •    bağ doku    

issue that connects, supports, binds, or separates other tissues or organs, typically having relatively few cells embedded in an amorphous matrix, often with collagen or other fibers, and including cartilaginous, fatty, and elastic tissues

genellikle kollajen veya diğer elyaflar ile nispeten az sayıda hücre yerleştirilmiş olan, diğer dokuları veya organları birbirine bağlayan, destekleyen, bağlayan veya ayıran, kıkırdaklı, yağlı ve elastik dokuları içeren doku türü



axial skeleton    • •    aksiyel iskelet    

udes the bones that form the skull, laryngeal skeleton, vertebral column, and thoracic cage.

iskeletin, kafatası, omurga, göğüs kafesi ve göğüs kemiğini kapsayan eksenel kısmı


gelation    • •    jelleşme    

the process of forming a protein matrix that will entrap water.

proteinin pelteleşmesi, jel kıvamına gelme