English Vocabulary of Animal Science and Agriculture

İngilizce - Türkçe Zootekni ve Tarım Terimleri Sözlüğü



gelatin    • •    jelatin    

a virtually colorless and tasteless water-soluble protein prepared from collagen

kolajenden hazırlanan, renksiz ve tatsız suda çözünebilen bir protein


debraining    • •    hissizleştirme    

a process of rendering poultry senseless at the time of slaughter

kanatlı kesiminde, boğazın kesilmesinden hemen sonra ağızdan bıçakla girilerek beynin vücutla irtibatının kesilmesi


bull    • •    boğa    

a male cattle that can be used for breeder

kastre edilmemiş, damızlıkta kullanılabilecek erkek sığır



adipose    • •    adipoz    

used for the storage of fat

vücutta depolanan yağ


carnivorous    • •    etobur    

feeding on other animals

diğer hayvanları yiyerek beslenen


broiler    • •    etlik piliç    

a type of chicken bred for meat production.

et verimi için beslenen tavuk ırkı



pig    • •    domuz    

an omnivorous domesticated hoofed mammal with sparse bristly hair and a flat snout for rooting in the soil, kept for its meat

eti için beslenen, omnivor bir hayvan



ewe    • •    koyun    

a female sheep

koyun, dişi koyun


conduction    • •    kondüksiyon    

the direct movement or transfer of heat from warmer to cooler objects that are in contact with each other

sıcak ve soğuk nesneler arasında ısı enerjisinin temas yoluyla iletilmesi


fertilization    • •    dölleme    

the action or process of fertilizing an egg, female animal, or plant, involving the fusion of male and female gametes to form a zygote.

babadan gelen spermanın annedeki yumurta hücresiyle birleşerek zigot oluşturması, dölleme


fry    • •    balık yavrusu    

newly hatched fish larva still with its yolk sac attached.

yumurtadan yeni çıkmış balık yavrusu, genellikle yumurta kesesi hâlâ üzerindedir


buck    • •    koç    

a male sheep

erkek koyun, koç



dehairing machine    • •    yolum makinesi, yolma makinesi    

a machine with rotating rubber paddles that removes the hair or feather from a carcass

döner kauçuk kollarıyla tavuğun tüylerini yolarak temizleyen makine



spermatogenesis    • •    spermatogenez, sperm üretimi    

the production or development of mature spermatozoa

erkek memelilerde sperma üretimi


apoptosis    • •    apoptoz    

the death of cells that occurs as a normal and controlled part of an organism's growth or development

bir organizmanın büyümesi veya gelişmesinin normal ve kontrollü bir parçası olarak ortaya çıkan hücre ölümü


convection    • •    konveksiyon    

involves heat exchange through a physical medium such as air or water

hava veya su gibi bir ortam aracılığıyla ısı değişimi, ısının hava veya su gibi bir ortamla taşınması


fatty acids    • •    yağ asitleri    

a carboxylic acid consisting of a hydrocarbon chain and a terminal carboxyl group, especially any of those occurring as esters in fats and oils

bir hidrokarbon zincirinden ve bir terminal karboksil grubundan oluşan bir karboksilik asit, özellikle yağlar ve yağlar içinde esterler halinde bulunur, yağ asiti


foal    • •    tay    

a baby horse

at yavrusu, tay, sıpa



anabolism    • •    anabolizma, özümleme    

the synthesis of complex molecules in living organisms from simpler ones together with the storage of energy; constructive metabolism.

küçük yapı taşlarından büyük yapılı moleküllerin sentezlenmesi, özümleme. metabolizmada yapım işleri.


animal science    • •    zootekni    

animal science (also animal bioscience) is described as "studying the biology of animals that are under the control of humankind." it can also be described as the production and management of farm animals

yvan bilimi (ayrıca hayvan biyobilimi) "insanlığın kontrolünde olan hayvanların biyolojisinin incelenmesi" olarak tanımlanmaktadır. aynı zamanda çiftlik hayvanlarının üretimi ve yönetimi olarak da tanımlanabilir


condition    • •    kondüsyon    

refers to the amount of flesh (body weight), quality of hair coat, and general health of animals

hayvanın vücut ağırlığı, genel sağlık durumu ve kıl-yapağı kalitesi gibi özelliklerin ifadesi


coagulation    • •    pıhtılaşma    

the action or process of a liquid, especially blood, changing to a solid or semi-solid state

bir sıvının, özellikle kanın yarı katı veya katı duruma geçmesi


beak    • •    gaga    

the hard protruding mouth part of a bird consisting of an uper and a lower part

bir kuşun alt ve üst sert çıkıntılardan oluşan ağız kısmı



anterior    • •    ön    

nearer the front, especially situated in the front of the body or nearer to the head.

ön tarafta olan, ön tarafla ilgili


anomaly, abnormality    • •    anomali    

a deviation from the common rule, type, arrangement, or form

genel kural, durum veya biçimden sapma, anormal olma durumu