İngilizce - Türkçe Zootekni Terimleri Sözlüğü



dark cutter    • •    yağsız koyu et    

beef with lean tissue that is dark in color. it is the result of long term stress that has reduced the glycogen content in muscle prior to slaughter, The muscle pH of a dark cutter is generally high (approx. 6.5) which results in higher water-holding capacity and more light absorbency than normal thus causing a dark lean color.

yağsız koyu renkli et. kastaki glikojen oranını düşüren stres gibi faktörlerin etkisiyle daha çok ortaya çıkar


dark cutter    • •    yağsız koyu et    

beef with lean tissue that is dark in color. it is the result of long term stress that has reduced the glycogen content in muscle prior to slaughter, The muscle pH of a dark cutter is generally high (approx. 6.5) which results in higher water-holding capacity and more light absorbency than normal thus causing a dark lean color.

yağsız koyu renkli et. kastaki glikojen oranını düşüren stres gibi faktörlerin etkisiyle daha çok ortaya çıkar


debraining    • •    hissizleştirme    

a process of rendering poultry senseless at the time of slaughter

kanatlı kesiminde, boğazın kesilmesinden hemen sonra ağızdan bıçakla girilerek beynin vücutla irtibatının kesilmesi


dehairing machine    • •    yolum makinesi, yolma makinesi    

a machine with rotating rubber paddles that removes the hair or feather from a carcass

döner kauçuk kollarıyla tavuğun tüylerini yolarak temizleyen makine



dehydration    • •    dehidrasyon, su kaybı    

removal of water from a tissue or organ or an organism

bir organizmadan veya bir organdan, dokudan suyun uzaklaş(tırıl)ması


denaturation    • •    denatürasyon    

changes the native structure of a protein by either heats or acid.

proteinlerin doğal yapısının ısı veya asit gibi etkenlerle değişmesi - bozulması


diaphragm    • •    diyafram    

a muscle and connective structure that separates the abdominal and thoracic cavity

göğüs ve karın boşluklarını ayıran ince zar şeklinde bir kas tabakası


diarrhea    • •    ishal    

a condition in which feces are discharged from the bowels frequently and in a liquid form

dışkının bağırsaklardan çok hızlı bir şekilde ve sıvı halde boşaltıldığı bir durum


diet    • •    diyet, rasyon    

the ingredients or mixture of feeds provided for an animal

hayvan için sağlanan besin karışımı ve içeriği


disinfectant    • •    dezenfektan    

compound that kills or inhibits bacterial growth, particularly applied to agents that are used on inanimate objects

cansız nesneler üzerine uygulanan ve bakteri gelişimini durduran veya bakterileri öldüren bileşik


doe    • •    dişi tavşan    

a female rabbit or deer

dişi tavşan ya da dişi geyik


donkey    • •    eşek    

a domesticated hoofed mammal of the horse family with long ears and a braying call, used as a beast of burden; an ass

ata benzeyen uzun kulaklı bir hayvan



duck    • •    ördek    

a waterbird with a broad blunt bill, short legs, webbed feet, and a waddling gait

kısa perde ayaklı evcil bir su kuşu türü



ecology    • •    ekoloji, çevre    

the study of the environment and how living things interact with it

çevre ve içinde yaşayan canlıların onunla etkileşimini inceleyen bilim dalı


ecosystem    • •    ekosistem    

an interacting community of biotic organisms including their physical environment.ectotherms

fiziki çevreleri de dahil olmak üzere birbirleriyle etkileşim içindeki canlı topluluğu


edible oil    • •    sofralık yağ    

an oil product, i.e., corn oil, canola oil, sunflower oil, soybean, peanut, and olive oil that is used in the preparation or cooking of food.

mısırözü, ayçiçek, soya, zeytin gibi bitkilerden elde edilen ve gıda hazırlanmasında kullanılan yağlar



egg    • •    yumurta    

an oval or round object laid by a female bird, reptile, fish, or invertebrate, usually containing a developing embryo.

kuşlar, balıklar ve sürüngenlerin dişilerinin çıkardığı, içinde embriyo barındıran ve üremeyi sağlayan oval cisim



egg cell    • •    yumurta hücresi    

a mature female reproductive cell, especially of a human or other animal, that can divide to give rise to an embryo usually only after fertilization by a male cell

üreme kabiliyetine sahip dişi memelilerin üreme hücresi, döllendikten sonra zigot oluşturur


egg products    • •    yumurta ürünleri    

food and non-food products derived from eggs

gıda olsun veya olmasın, yumurtadan elde edilen ürünler


elastin    • •    elastin    

rubberlike connective tissue protein noted for its elasticity and extreme insolubility

esnekliği ve çözünmeye karşı aşırı direnci ile bilinen bağ dokusu proteini


elbow    • •    dirsek    

the joint between the forearm and the upper arm

üst kol ve ön kol arasındaki bölge ve buradaki eklem


embryo    • •    embriyo    

an unborn or unhatched offspring in the process of development

döllenmeden sonra zigotun belirli bir aşamaya gelene kadar aldığı isim



embryo transfer    • •    embriyo aktarımı    

technique of harvesting embryos from one female and placing them into other females to complete gestation

bir dişiden embriyoların toplanması ve gebeliği tamamlamak için diğer dişilere yerleştirilmesi


embryogenesis    • •    embryogenesis    

the formation and development of an embryo

embriyonun oluşumu ve gelişimi


embryonic mortality    • •    embriyo ölümü    

loss of conceptus in first few weeks or months of gestation.

gebeliğin ilk birkaç haftasında meydana gelen embriyo ölümü