English Vocabulary of Animal Science and Agriculture

İngilizce - Türkçe Zootekni ve Tarım Terimleri Sözlüğü



body condition score    • •    vücut kondüsyon skoru    

a value from 1-5 (thin to fat) used to estimate condition of an animal

bir hayvanın kondüsyonunu tahmin etmek için kullanılan 1-5 arasındaki bir puan


broil    • •    ızgara    

cook (meat or fish) by exposure to direct, intense radiant heat.

etin doğrudan ateşe temas ederek pişirilmesi


gelation    • •    jelleşme    

the process of forming a protein matrix that will entrap water.

proteinin pelteleşmesi, jel kıvamına gelme


elbow    • •    dirsek    

the joint between the forearm and the upper arm

üst kol ve ön kol arasındaki bölge ve buradaki eklem


food processo    • •    gıda işletmecisi    

a person or company that slaughters and/or processes agricultural commodities for retail use.


fell membrane    • •    iç deri    

the inner layer of skin left on a lamb carcass after the pelt has been removed.

post çıkarıldıktan sonra kalan derinin iç tabakası


apiculture    • •    arıcılık bilimi    

the science and art of raising honey bees

bal arısı yetiştiriciliği bilimi ve sanatı


estrus    • •    kızgınlık    

a recurring period of sexual receptivity and fertility in many female mammals

dişi memelilerde üreme amacıyla kızgınlık ve döllenmeye hazır olma durumu, kızışma, kızgınlık, östrus


duck    • •    ördek    

a waterbird with a broad blunt bill, short legs, webbed feet, and a waddling gait

kısa perde ayaklı evcil bir su kuşu türü



clitoris    • •    klitoris, bızır    

a small sensitive and erectile part of the female genitals at the anterior end of the vulva

vulvanın üst kısmında bulunan, hassas ve sertleşme özelliği bulunan bölge


fetus    • •    fetüs, cenin, dölüt    

an unborn offspring of a mamma

gebe bir memeli hayvanın rahminde gelişmekte olan henüz doğmamış yavru.



ewe    • •    koyun    

a female sheep

koyun, dişi koyun


antiseptic    • •    antiseptik    

preventing the growth of disease-causing microorganisms.

hastalık yapan mikroorganizmaların gelişimini önleyen madde, dezenfektan


jack, jackass    • •    erkek eşek    

a male donkey

erkek eşek


livestock    • •    çiftlik hayvanları, hayvancılık    

Farm animals as cows, sheep, goats, horses etc.

inek, koyun, keçi, at gibi çiftlik hayvanları



cereal    • •    tahıl    

a grain used for food, such as wheat, oats, or corn

buğday, yulaf veya mısır gibi daneleri yiyecek için kullanılan bitkiler



artery    • •    atardamar    

any of the muscular-walled tubes forming part of the circulation system by which blood (mainly that which has been oxygenated) is conveyed from the heart to all parts of the body

kalpten pompalanan oksijence zengin taze kanı vücudun tüm bölümlerine ulaştıran kas duvarlı damarlar


carnivorous    • •    etobur    

feeding on other animals

diğer hayvanları yiyerek beslenen


churning    • •    çalkalamak    

agitate milk or cream in a machine in order to produce butter

süt veya kremadan tereyağı üretmek için çalkalama işlemi


fry    • •    balık yavrusu    

newly hatched fish larva still with its yolk sac attached.

yumurtadan yeni çıkmış balık yavrusu, genellikle yumurta kesesi hâlâ üzerindedir


glycogen    • •    glikojen    

polysaccharide of glucose found in the muscle and liver of living animals

canlı hayvanlarda kaslar ve karaciğerde bulunan glikoz polisakkaridi


ram    • •    koç    

an uncastrated male sheep

kastre edilmemiş erkek koyun, koç



ration    • •    rasyon, tayın    

a daily food formula for farm animals

çiftlik hayvanları için bir günlük yiyecek formülasyonu


omasum    • •    omasum, kırkbayır    

the muscular third stomach of a ruminant animal, between the reticulum and the abomasum

ruminantlarda üçüncü mide, kırkbayır. kaslı bir yapısı vardır.


boar odor    • •    domuz kokusu    

An distinctive odor associated with meat from intact adult male hogs.

Sağlam yetişkin erkek domuz etinde hissedilen belirgin bir koku.