English Vocabulary of Animal Science and Agriculture

İngilizce - Türkçe Zootekni ve Tarım Terimleri Sözlüğü



barrow    • •    hadım domuz    

a castrated boar

kastre edilmiş erkek domuz


cattle    • •    sığır    

large ruminant animals with horns and cloven hoofs, domesticated for meat or milk. cows.

büyük, boynuzlu, süt ve et verimi amacıyla, bazen de yük amaçlı yetiştirilen geviş getiren grubundaki hayvan türü



foal    • •    tay    

a baby horse

at yavrusu, tay, sıpa



break joint    • •    epifizyel kıkırdak    

The epiphyseal cartilage at the distal end of metacarpal bones is used to classify carcasses as lamb.

Metakarp kemiklerinin distal ucundaki epifizyel kıkırdak, karkasların kuzu olarak sınıflandırılması için kullanılır.


afterbirth    • •    plasenta, eş    

the placenta and fetal membranes discharged from the uterus after the birth

doğumdan sonra rahimden atılan plasenta ve fötal membranlar


feather    • •    kuş tüyü, kaz tüyü    

any of the flat appendages growing from a bird's skin and forming its plumage, consisting of a partly hollow horny shaft fringed with vanes of barbs

kuş cinsi hayvanların tüyü



lay    • •    yumurtlamak    

coming out of an egg from the fowl

yumurtlamak


ruminant    • •    ruminant, geviş getiren    

an even-toed ungulate mammal that chews the cud regurgitated from its rumen. The ruminants comprise the cattle, sheep, antelopes, deer, giraffes, and their relatives

Daha önceden yutmuş ve az sindirmiş oldukları besinleri dinlenirken tekrar ağızlarına getirip çiğneyen, mideleri dört bölümden oluşan otobur hayvan grubu. Sığır, koyun, keçi gibi hayvanları kapsar.


rib    • •    kaburga    

each of a series of slender curved bones articulated in pairs to the spine (twelve pairs in humans), protecting the thoracic cavity and its organs

önde göğüs kemiğiyle, arkada omurga kemikleriyle eklemleşerek göğüs boşluğunu çevreleyen ince kıvrık kemikler dizisinin her biri


tooth, teeth    • •    diş, dişler    

each of a set of hard, bony enamel-coated structures in the jaws of most vertebrates, used for biting and chewing

hayvan ya da insanların ağzında bulunan, çok sert mine ile kaplı, ısırmaya, çiğnemeye yarayan organ



fluid milk    • •    ham süt    

milk without any water removed

suyu alınmamış süt, ham süt


ascorbate    • •    askorbat    

a salt, ester, or the anion of ascorbic acid.

askorbik asitin tuzları, anyonları veya esterlerinin genel adı


anthelmintic    • •    anti-helmintik    

used to destroy parasitic worms

iç parazitleri öldürmek için kullanılan etken madde grubu


fetus    • •    fetüs, cenin, dölüt    

an unborn offspring of a mamma

gebe bir memeli hayvanın rahminde gelişmekte olan henüz doğmamış yavru.



calf    • •    buzağı    

baby cattle that younger than 1 year

bir yaşından küçük sığır, sığır yavrusu.



cockerel    • •    genç horoz    

a male chicken less than one year old

bir yaştan küçük erkek tavuk, genç horoz


beak    • •    gaga    

the hard protruding mouth part of a bird consisting of an uper and a lower part

bir kuşun alt ve üst sert çıkıntılardan oluşan ağız kısmı



backfat    • •    sırt yağı    

a measurement taken at the loin of a pig and used in calculating the final price of a pork carcass.

Bir domuzun belinden alınan ve domuz karkasının nihai fiyatının hesaplanmasında kullanılan bir ölçüm.


cowper's gland    • •    cowper bezi    

either of a pair of small glands that open into the urethra at the base of the penis and secrete a constituent of seminal fluid

üretraya açılan ve semen sıvısına katkı sağlayan bez


abscess    • •    abse    

localized collection of pus in a cavity formed by disintegration of tissues

dokuların arasında dokuların bozulmasıyla oluşan iltihabi yapı


lamb    • •    kuzu    

a baby sheep

koyun yavrusu



conception    • •    gebe kalma, döllenme    

fertilization or union of oocyte and spermatozoon

sperm ve yumurtanın birleşmesi, döllenme



epimyhium    • •    epimizyum    

a sheath of fibrous elastic tissue surrounding a muscle

kasları saran fibröz elastik doku


glycogen    • •    glikojen    

polysaccharide of glucose found in the muscle and liver of living animals

canlı hayvanlarda kaslar ve karaciğerde bulunan glikoz polisakkaridi


collagen    • •    kollajen    

main structural protein of vertebrate animals, occurring in all tissues

omurgalı hayvanların ana yapısal proteinlerinin genel adı