English Vocabulary of Animal Science and Agriculture

İngilizce - Türkçe Zootekni ve Tarım Terimleri Sözlüğü



cecum (caecum)    • •    kör bağırsak, sekum    

a pouch connected to the junction of the small and large intestine

ince ve kalın bağırsakların birleşim noktasında kese şeklinde oluşum



dark cutter    • •    yağsız koyu et    

beef with lean tissue that is dark in color. it is the result of long term stress that has reduced the glycogen content in muscle prior to slaughter, The muscle pH of a dark cutter is generally high (approx. 6.5) which results in higher water-holding capacity and more light absorbency than normal thus causing a dark lean color.

yağsız koyu renkli et. kastaki glikojen oranını düşüren stres gibi faktörlerin etkisiyle daha çok ortaya çıkar


chicken    • •    tavuk, piliç    

a domestic fowl kept for its eggs or meat

eti ve yumurtası için beslenen, bir kanatlı kümes hayvanı türü



beef    • •    sığır eti    

meat of cattle

sığır eti, biftek


fat thickness    • •    yağ kalınlığı    

refers to the thickness of subcutaneous fat

hayvanlarda cilt altı yağ kalınlığını ifade eder


asexual reproduction    • •    eşeysiz üreme    

a mode of reproduction by which offspring arise from a single organism, and inherit the genes of that parent only

tek bir organizmadan soyun devam ettiği ve yavru(lar)ın tüm genlerini bu bireyden aldığı üreme biçimi,


bull    • •    boğa    

a male cattle that can be used for breeder

kastre edilmemiş, damızlıkta kullanılabilecek erkek sığır



meiosis    • •    mayoz bölünme    

a type of cell division that results in four daughter cells each with half the number of chromosomes of the parent cell, as in the production of gametes and plant spores

üreme hücrelerinde görülen ve kromozom sayısını yarıya indiren, çok aşamalı bir hücre bölünme türü



aquaculture    • •    su kültürü    

the rearing of aquatic animals or the cultivation of aquatic plants for food.

suda yaşayan hayvan ve bitkilerin yetiştirilmesi


freshen    • •    buzağılama    

the process of a cow giving birth to a calf.

gebe bir ineğin doğum yaparak bir buzağı dünyaya getirmesi



colostrum    • •    ağız sütü, kolostrum    

the first secretion from the mammary glands after giving birth, rich in antibodies

memelilerde doğumdan sonra memeden ilk salgılanan, koyu kıvamlı ve antikorlar bakımından zengin süt


campylobacter    • •    camfilobakter    

A pathogenic organism responsible for the a food-borne infection that is characterized by diarrhea, fever, and cramps.

gıda zehirlenmelerinde ve yavru atmada rol oynayan patojen bir bakteri grubu



egg    • •    yumurta    

an oval or round object laid by a female bird, reptile, fish, or invertebrate, usually containing a developing embryo.

kuşlar, balıklar ve sürüngenlerin dişilerinin çıkardığı, içinde embriyo barındıran ve üremeyi sağlayan oval cisim



thigh    • •    uyluk    

the part of the back leg between the hip and the knee

arka bacağın diz ve kalça arasında kalan bölümü


ration    • •    rasyon, tayın    

a daily food formula for farm animals

çiftlik hayvanları için bir günlük yiyecek formülasyonu


steer    • •    öküz    

a male cattle that has had its sex organs removed and it used mainly for meet

kastre edilmiş, kısır erkek sığır


fibula    • •    baldır kemiği    

the outer and usually smaller of the two bones between the knee and the ankle

diz ve ayak bileği arasında kalan iki kemikten küçük olanı (genellikle)


dehairing machine    • •    yolum makinesi, yolma makinesi    

a machine with rotating rubber paddles that removes the hair or feather from a carcass

döner kauçuk kollarıyla tavuğun tüylerini yolarak temizleyen makine



chromosome    • •    kromozom    

a threadlike structure of nucleic acids and protein found in the nucleus of most living cells, carrying genetic information in the form of genes

canlı hücrelerin çekirdeğinde bulunan nükleik asitler ve histon proteinlerinden oluşan, genetik bilgiyi gen biçiminde taşıyan iplik benzeri yapı



fetus    • •    fetüs, cenin, dölüt    

an unborn offspring of a mamma

gebe bir memeli hayvanın rahminde gelişmekte olan henüz doğmamış yavru.



ecology    • •    ekoloji, çevre    

the study of the environment and how living things interact with it

çevre ve içinde yaşayan canlıların onunla etkileşimini inceleyen bilim dalı


breeding    • •    hayvan ıslahı    

the mating and production of offspring by animals.

hayvanların kontrollü olarak çiftleştirilip üretilmesiyle belirli karakterlerin belirgin hale getirilmesi


acetonemia    • •    ketozis    

a condition characterized by raised levels of ketone bodies in the body

karbonhidrat metabolizmasının bozukluğuna bağlı olarak ortaya çıkan, genellikle subakut ve kronik seyirli bir hastalıktır


anomaly, abnormality    • •    anomali    

a deviation from the common rule, type, arrangement, or form

genel kural, durum veya biçimden sapma, anormal olma durumu


hatch    • •    kuluçka    

emerge from the egg (birds, fishes or reptiles)

yumurtlayarak üreyen bir hayvanın yavrusunun yumurtadan çıkması