English Vocabulary of Animal Science and Agriculture

İngilizce - Türkçe Zootekni ve Tarım Terimleri Sözlüğü



fingerling    • •    küçük balık    

a small young fish

küçük yavru balık


gelatin    • •    jelatin    

a virtually colorless and tasteless water-soluble protein prepared from collagen

kolajenden hazırlanan, renksiz ve tatsız suda çözünebilen bir protein


pregnancy    • •    gebelik    

the process of carrying or being carried in the womb between conception and birth

memelilerde çiftleşme sonrası döllenme ile doğum arasındaki dönem


sheep    • •    koyun(lar)    

a domesticated ruminant animal with a thick woolly coat and (typically only in the male) curving horns. It is kept in flocks for its wool or meat, and is proverbial for its tendency to follow others in the flock

kalın yünlü bir postu olan, spiral boynuzlu, geviş getiren, eti ve sütü için beslenen evcil bir hayvan



artificial insemination    • •    suni tohumlama    

the process making a female animal pregnant by an artificial methot of puttig male sperm inside her and not by sexual activity

aşım olmadan dişi hayvanı gebe bırakmak için kullanılan suni yöntem


prenatal    • •    doğum öncesi    

before birth; during or relating to pregnancy

doğum öncesi, doğumdan önce


coccidiosis    • •    koksidiyoz    

a parasitic infection that causes bloody diarrhea and sudden death in animals

hayvanlarda kanlı ishal ve ölüme yol açan paraziter bir hastalık


ulna    • •    dirsek kemiği    

the thinner and longer of the two bones in the forearm

ön koldaki iki kemikten daha kalın ve uzun olanı


curing    • •    salamura, tuzlama    

adding salt to meat for the purpose of preservation

eti koruma amacıyla tuzlayarak saklamak


ketosis    • •    ketozis    

a condition characterized by raised levels of ketone bodies in the body

karbonhidrat metabolizmasının bozukluğuna bağlı olarak ortaya çıkan, genellikle subakut ve kronik seyirli bir hastalıktır


mitosis    • •    karyokinez, mitoz    

a type of cell division that results in two daughter cells each having the same number and kind of chromosomes as the parent nucleus, typical of ordinary tissue growth

çok hücreli canlılarda hücre çekirdeğinin parçalanarak iki uçta toplanması ve yeni birer çekirdek oluştuktan sonra hücrenin ortadan ikiye bölünmesi, böylece iki yeni hücrenin ortaya çıkması



bedding    • •    altlık    

material scattered on the floor of a poultry house or barn to absorb moisture and manure

hayvanların kaldığı yerin altına serilmiş, nemi ve dışkıyı emmeye yarayan materyal


adipose    • •    adipoz    

used for the storage of fat

vücutta depolanan yağ


fore shank    • •    önkol    

the portion of the front leg of the animal containing the radius and ulna.

hayvanın radius ve ulna kemiklerini içeren ön kol bölümü


conduction    • •    kondüksiyon    

the direct movement or transfer of heat from warmer to cooler objects that are in contact with each other

sıcak ve soğuk nesneler arasında ısı enerjisinin temas yoluyla iletilmesi


diarrhea    • •    ishal    

a condition in which feces are discharged from the bowels frequently and in a liquid form

dışkının bağırsaklardan çok hızlı bir şekilde ve sıvı halde boşaltıldığı bir durum


beewax    • •    balmumu    

a mixture consisting of the palmitate of myricyl alcohol and other higher esters, free cerotic acid, and hydrocarbons

mirisil alkol ve diğer yüksek esterler, serbest serotik asitten ve hidrokarbonlardan oluşan bir karışım, bal mumu


broil    • •    ızgara    

cook (meat or fish) by exposure to direct, intense radiant heat.

etin doğrudan ateşe temas ederek pişirilmesi


rabbit    • •    tavşan    

a burrowing, gregarious, plant-eating mammal with long ears, long hind legs, and a short tail

otçul, uzun kulaklı, kısa kuyruklu, uzun arka ayakları olan ve sıçrayarak ilerleyen bir hayvan



ascorbate    • •    askorbat    

a salt, ester, or the anion of ascorbic acid.

askorbik asitin tuzları, anyonları veya esterlerinin genel adı


acidosis    • •    asidoz    

a condition when the rumen becomes too acid. usually due to over-consumption of grain

rumen pH'sının çok fazla asit olması ile ortaya çıkan bir zehirlenme durumu. tahıl tüketiminin fazla olduğu durumlarda görülür


bunny    • •    tavşan yavrusu    

young rabbit

tavşan yavrusu



bee venom    • •    arı zehiri    

poisonous matter secreted by honeybees, used chiefly in defense and communicated by stinging; the poison is secreted by special glands attached to the stinger of the bee

bal arıları tarafından salgılanan ve esas olarak savunmada kullanılan ve iğne yoluyla iletilen zehirli madde; zehir, arı iğnesine bağlı özel bezler tarafından salgılanır


radius    • •    önkol kemiği    

the thicker and shorter of the two bones in the forearm

ön koldaki iki kemikten ince ve kısa olanı


beehive, bee hive    • •    arı kovanı    

a structure in which bees are kept, typically in the form of a dome or box

arıların barındı(rıl)dığı, genellikle kutu veya kubbe şeklinde olan yapı