İngilizce - Türkçe Zootekni Terimleri Sözlüğü



abiotic    • •    abiyotik    

physical rather than biological; not derived from living organisms

canlı organizmadan üretilmemiş, biyolojik olmayan


abomasum    • •    abomasum, şirden    

the fourth stomach of a ruminant, which receives food from the omasum and passes it to the small intestine

ruminantlarda dördüncü mide, sindirimdeki besinler buradan ince bağırsağa geçer



abortion    • •    düşük, yavru atma    

foetal death and expulsion during pregnancy

gebelik süresinde fetal ölüm sonucu yavrunun düşmesi, düşük, yavru atma


acclimatization    • •    iklime alıştırma    

the process in which an individual organism adjusts to a change in its environment

bir organizmanın çevresel değişikliklere alış(tırıl)ması


acetonemia    • •    ketozis    

a condition characterized by raised levels of ketone bodies in the body

karbonhidrat metabolizmasının bozukluğuna bağlı olarak ortaya çıkan, genellikle subakut ve kronik seyirli bir hastalıktır


acetylcholine    • •    asetilkolin    

a compound that occurs throughout the nervous system, in which it functions as a neurotransmitter

sinir sisteminde nörotransmitter olarak işlev gören bir bileşik


achilles tendon    • •    aşil tendon    

the tendon connecting calf muscles to the heel

baldır kaslarını topukla birleştiren büyük tendon


actin    • •    aktin    

a protein that forms (together with myosin) the contractile filaments of muscle cells, and is also involved in motion in other types of cells.

kas hücrelerinin kontraktil filamentlerini oluşturan (miyozin ile birlikte) bir proteindir.


actomyosin    • •    aktomiyozin    

a complex of actin and myosin of which the contractile protein filaments of muscle tissue are composed

kas dokusunda kasılma işlevini gören yapıyı oluşturan kontraktil protein kompleksi


adductor    • •    addüktör    

a muscle whose contraction moves a limb or other part of the body toward the midline of the body or toward another part

kasılması vücudun orta çizgisine doğru olan veya vücudun diğer bir bölümünü vücudun orta çizgisine doğru hareket ettiren kas


adipose    • •    adipoz    

used for the storage of fat

vücutta depolanan yağ


aflatoxin    • •    aflatoksin    

a particular group of mycotoxins produced by some species of the genus Aspergillus

Aspergillus cinsinin bazı türleri tarafından üretilen bir mikotoksin grubu


afterbirth    • •    plasenta, eş    

the placenta and fetal membranes discharged from the uterus after the birth

doğumdan sonra rahimden atılan plasenta ve fötal membranlar


agribusiness    • •    tarım ticareti    

agriculture conducted on commercial principles, especially using advanced technology

özellikle ileri teknoloji kullanılarak yapılan ve ticari prensipler üzerine kurulu ticari tarım işi


allele    • •    allel    

one of two or more alternative forms of a gene that arise by mutation and are found at the same place on a chromosome

bir kromozomun aynı lokusunda bulunan ve birbirinin alternatifi olan gen çifti


amino acid    • •    amino asit    

a simple organic compound containing both a carboxyl (—COOH) and an amino (—NH2 ) group

proteinlerin en alt bileşeni olan moleküllerin genel adı, bir karboksil ve bir amino grubu içerir


anabolism    • •    anabolizma, özümleme    

the synthesis of complex molecules in living organisms from simpler ones together with the storage of energy; constructive metabolism.

küçük yapı taşlarından büyük yapılı moleküllerin sentezlenmesi, özümleme. metabolizmada yapım işleri.


androgen    • •    androjen    

a male sex hormone, such as testosterone.

erkek eşey hormonu.


ankle    • •    ayak bileği    

the joint connecting the foot with the leg

ayağın bacakla birleştiği bölge, buradaki eklem


antemortem    • •    ölüm sonrası    

before death

canlılarda ölüm sonrası durumu tanımlamak için kullanılan bir terim


anterior    • •    ön    

nearer the front, especially situated in the front of the body or nearer to the head.

ön tarafta olan, ön tarafla ilgili


anthelmintic    • •    anti-helmintik    

used to destroy parasitic worms

iç parazitleri öldürmek için kullanılan etken madde grubu


antibiotic    • •    antibiyotik    

a medicine (such as penicillin or its derivatives) that inhibits the growth of or destroys microorganisms.

penisilin ve benzeri ilaçlar. bakteri benzeri mikroorganizmaları öldürmek veya üremelerini durdurmak için kullanılan etken madde grubu


antibody    • •    antikor    

a blood protein produced in response to and counteracting a specific antigen. Antibodies combine chemically with substances that the body recognizes as alien, such as bacteria, viruses, and foreign substances in the blood.

belirli bir antijene tepki olarak bağışıklık sistemi tarafından üretilen kan proteini


antigen    • •    antijen    

a toxin or other foreign substance that induces an immune response in the body, especially the production of antibodies.

vücutta bağışıklık tepkisi oluşturan ve antikor sağlanmasını tetikleyen toksik veya diğer yabancı kaynaklı moleküller